İlahiyat Fakültesi

Kişi Arama

Bağlantılar

"tasavvuf Kültürü Ve Medeniyetimiz" Konulu Konferans Düzenlendi

13/11/2018 16:59:53 - 13/11/2018 16:59:53 - 302 Okunma

Fakültemizin aylık periyotlar halinde düzenlenen konferans serisinin dördüncüsü Kırklareli İl Müftülüğü’nün de destekleriyle 09.11.2018 tarihinde Rektörlük Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.

"Tasavvuf Kültürü ve Medeniyetimiz" başlıklı konferansı; Rektörümüz Prof. Dr. Bülent ŞENGÖRÜR, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdüsselam ARI, İl Müftüsü Hüseyin DEMİRTAŞ, Üniversitemiz akademik ve idari personeli ile çok sayıda öğrenci dinledi.

Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa KARA, konferansa konuşmacı olarak katıldı.

Fakültemiz Tasavvuf Anabilim Dalı Dr. Öğr. Ü. Mustafa TOPATAN'ın sunumuyla gerçekleşen konferans yoğun bir ilgi görmüştür. Program, Sungurbey Camii İmam Hatibi Ali AKGÜN'ün Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlamış ve misafir konuşmacımız Prof. Dr. Mustafa KARA'nın konuşmaları ile devam etmiştir.

Prof. Dr. Mustafa KARA, medeniyet ve tasavvuf konularını ele aldığı konferansında “Medeniyetin insanoğlunun yeryüzünde kurduğu en büyük organizasyon olduğunu ve bir medeniyet kurmak için üç önemli sacayağının bulunduğunu ifade etmiştir. Bunların ilim ve irfan, fikir ve felsefe ve güzel sanatlar olduğunu belirterek, medeniyet kurmak istiyorsanız, yeni bir medeniyete talip olmak istiyorsanız bu üç dalda birinci sınıf insanlar yetiştireceksiniz. Bunun objektif ölçütü vardır. Bu üç dalda ürettiğiniz eserleri ve kitapları diğer medeniyetler, okuma ve anlama ihtiyacı hissedecekler. Bunun için doğal olarak o eserin ya da kitabın dilini öğrenecek. Çünkü medeniyet kurabilecek bir güç, kitapların orijinallerini okuyup anlamak ile oluşabilecek bir güçtür. Tercüme ile bu yetersiz olacaktır" ifadelerini kullandı. 

İslam medeniyetle ilgili söz söylemek isteyenlerin Arapça, Farsça ve Türkçe'yi öğrenmek zorunda olduklarına değinen Prof. Dr. KARA; “İslam medeniyetinin ana dili Arapça'dır. Bununla birlikte iki ana dili daha vardır. Onlar da Farsça ve Türkçedir. Bugün batı ilim aleminde bir insan İslam medeniyetiyle ilgili çalışma yapacaksa hocasının ona söylediği ilk şey: ‘Arapça öğren’dir.

Avrupalılar bile bir dönem oturmuşlar Arapça'yı öğrenmişler. Müslüman olmak için mi öğrenmişler? Hayır. Bunun sebebi Kur’an-ı Kerim’i öğrenmek ve Müslüman olmak da değildir. Batıda Arapça öğrenmenin ana sebebi İbni Rüşd'ün kitaplarını okuyup anlamaktır. Avrupalılar, İbni Rüşd'ün Arapça yazılmış kitaplarını okuyup anlamak için Arapça öğreniyorlar. Bunun sebebi İbn Rüşd'ün Aristo felsefesine getirdiği açılımı öğrenmek ve almak istemeleridir. Medeniyet böyle bir şeydir. Medeniyetler insanoğlunun bir anlamda milli malıdır” diye konuştu.

Konferansa programı Rektörümüz Prof. Dr. Bülent ŞENGÖRÜR’ün teşekkür konuşması ve hediye takdimi ile sona erdi.

seminer Prof. Dr. Mustafa Kara

Facebook Twitter Google Plus
Mustafa Kara
Telefon Tablet Bilgisayar Bu website tüm cihazlarla uyumludur.